İçeriğe geç
  • Dolar 49,3891 • %0,00
  • Euro 55,3741 • %0,00
  • Sterlin 65,5306 • %0,00
  • Gram Altın 6.606,41 • %0,00
  • Çeyrek Altın 10.788,42 • %0,00
  • Gümüş 93,93 ▼ %0,06
  • Bitcoin 4.120.984 ▲ %1,71
  • BIST 100 12.250,68 ▲ %0,82

Gündem

Fon vurgunu nasıl sulandırılıyor: 'Saat 15.00'i bekleyin', 'pazartesiye kadar açıklamazsa…'

Haber Merkezi

AKP iktidarı baştan sona sorumlu olduğu fon soygununu planlı olarak sulandırıyor, bu sulandırmanın bir sonucu olarak da kendini bu büyük vurgundan kurtarmaya çalışıyor. Bu süreçte 'muhalefet' cephesinden atılan bazı adımlar iktidarı zorlamak yerine nefes aldırıyor.

Ortada bilindiği kadarıyla tam 900 milyar liralık devasa bir vurgun var.

Yine bilindiği kadarıyla dolandırılan 500 bine yakın yurttaş…

Ortada sorumlusu belirsiz bir soygun da yok üstelik.

Bugün yandaş yazar Abdulkadir Selvi'nin dahi itiraf ettiği üzere "hırsız tanıdık olduğu için köpek havlamadı" sonuç olarak.

Yandaşlar da itiraf ediyor, soygun ilgili yetkililer tarafından biliniyordu, göz yumuldu.

Bu kadar sade bir tablo var ortada.

Ancak Meclis'teki muhalefet cephesinden bu açık tabloya rağmen zaman zaman bu sorumluluk tablosunu, açık soygunu sulandıracak, hatta zaman zaman ekseni kaydıracak birçok adım atıldı.

Bunun son perdelerinden biri, Yeni Parti vekili Ümit Özlale'nin çıkışları oldu.

Soyguna dair daha önce önemli bilgiler paylaşan Özlale, geçtiğimiz hafta bir AKP'li bakanın ve babasının vurgunda yer aldığını öne sürdü ancak sonrasında "isim benzerliği" yanıtı geldi.

Konu hâlâ netlik kazanmasa da sonuç olarak ciddi bir "itibar" kaybı yaşandı.

Ancak Özlale burada durmadı, şunları söyledi:

"Bu vurgunda payı olanların sıralı tam listesi Erdoğan'ın önünde duruyor. Pazartesi gününe kadar sayın Erdoğan bizle tam sıralı bir listeyi paylaşmazsa, pazartesi gününden itibaren belgeli bir şekilde bu sefer çok büyük meblağlarla işlem yapan AK Parti üyelerini sizlerle paylaşacağız."

Haliyle konuyu takip eden binlerce kişi dün Yeni Parti'den gelecek yeni bir "büyük dosyayı" beklemeye başladı.

Büyük bir ismin daha bu işin parçası olduğu açıklanacak, bu sayede iktidar sıkışacaktı.

Ancak "isim benzerliğinden" daha kötü bir son geldi.

Hiçbir açıklama yapılmadı!

Dün ekran karşısına çıkan Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre, belli ki önceki hafta yaşanan "isim benzerliği" sorunu dolayısıyla şunları söyledi:

"Soruşturma genişledikçe çok daha fazla isim göreceğiz. Tarafımıza birden fazla bakan yardımcısı, siyasetçi ve bürokrata ilişkin iddialar iletilmektedir; kimin hangi tarihte bu sisteme girdiği, kimin neyi olduğu anlatılmaktadır. Bizler emin olduğumuz anda bunları yeniden açıklayacağız. Parti olarak haftalık rutin 'Fon Krizi' başlığı altındaki toplantılarımızı ve tespit çalışmalarımızı kesintisiz sürdürüyoruz."

Yani Yeni Parti'nin elinde isimler var ama emin değiller, yine "isim benzerliği" sorunu yaşamak istemiyor, teyit etmeye çalışıyorlar.

Peki, madem böyle bir tablo var, neden zaten ortada büyük bir soygun varken bunu gölgeleyecek, sulandıracak adımlar atılıyor.

Haliyle akla birçok soru ve ihtimal geliyor, bunlar da sosyal medya mecraları ve televizyon programlarında dile getiriliyor.

"İktidarın attığı sahte yemlere düşmek", "vurgunu sulandırmak", "pazarlık dolayısıyla susmak", "AKP içi savaşta birilerinin oyuncağı olmak" gibi…

Bu iddiaların hangisinin doğru olduğunun hiçbir önemi yok.

Ortaya çıkan sonucun, bu büyük vurguna rağmen AKP'ye yaradığı bir sona doğru gidiliyor, esas mesele bu.

soL Haber, fon vurgununda iktidarın rolünü tüm ayrıntılarıyla yazmaya devam ediyor. Bu haberlere destek ve güç vermek isteyen okurlarımızdan soL'a abone olmalarını istiyoruz.

ABONE OL

Erdoğan çıkışları ve gerçekler

Fon vurgunundan kısa süre önce Özgür Özel'in Erdoğan'a yaptığı çağrıyı hatırlayalım yeniden: "Bu bataklığı kurutmak için ya bizimle çalışacaksın ya o bataklıkta boğulacaksın."

Benzer şekilde bazı "muhalif kalemler" de Erdoğan'ın hiçbir şeyden haberinin olmadığını, duruma çok kızdığını yazdılar.

Bu çıkışlarla yukarıdaki beklenti yaratan ve boşa düşüren açıklamalar niyetten bağımsız olarak tek bir şeye hizmet ediyor.

İktidar, doğrudan sorumlusu olduğu bir konuda, 500 bin yurttaşın dolandırıldığı, 900 milyar liralık vurgun yapılan bir dosyadan kurtarılıyor.

Oysa tablo çok açık, daha, çok daha büyük bir skandala ihtiyaç yok. Ortaya çıkan soygun zaten baştan aşağı iktidarın sorumluluğunda.

Ve herkes bu soygunun Fatma Betül Sayan Kaya'dan ibaret olmadığını biliyor.

Hayati Yazıcı'nın oğlu Mustafa Yazıcı da ismi vurgunla anılan diğer AKP'liler de yalnız değil elbette.

Tam da bu yüzden dün 85 ismin olduğu bir liste sızdırıldı, sonra da bu belgeyi yayımlamak suç olarak tanımlandı.

Ancak sızdırılan bu belgede dahi onlarca sorumlunun ismi gizlenmişti, belli ki yine bir plan dahilinde.

Sonuç olarak AKP ortamı daha da bulandırarak bu vurgun dosyasından kurtulmayı hedefliyor, "muhalefet" cephesinden atılan bazı adımlar da iktidara can simidi oluyor.

soL'un dört kez sansürlenen X hesabını takip ederek yaygınlaştırabilirsiniz.

soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.

Kaynak: Haber

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…