Karatay Medresesi: Konya'da Selçuklu Çini Sanatının Başyapıtı
Görsel: HALUK COMERTEL / Wikimedia Commons, CC BY 3.0
Konya'nın kalbinde yer alan Karatay Medresesi, Selçuklu döneminin çini işçiliğini gözler önüne seren eşsiz bir yapı. Bugün Çini Eserler Müzesi olarak ziyaretçilerini ağırlıyor.
Konya denince akla gelen ilk eserlerden biri olan Karatay Medresesi, Selçuklu mimarisinin ve çini sanatının en görkemli örneklerinden biridir. Şehrin merkezinde, Adliye Bulvarı üzerinde yer alan bu tarihi yapı, yalnızca bir medrese olmanın ötesinde, Anadolu Selçuklu Devleti'nin sanat ve bilim anlayışını günümüze taşıyan bir hazinedir. 1955 yılından bu yana Çini Eserler Müzesi olarak hizmet veren medrese, hem mimarisi hem de barındırdığı koleksiyonla ziyaretçilerini büyülemektedir.
Selçuklu'nun İncisi: Tarihçesi ve Mimarisi
Karatay Medresesi, II. İzzeddin Keykavus döneminde, 1250-1251 yılları arasında inşa edilmiştir. Yapının, dönemin önemli devlet adamlarından Celaleddin Karatay tarafından yaptırıldığı düşünülmektedir. Bu bilgi, medresenin eyvanının solundaki kubbeli hücrenin Celaleddin Karatay'a ait türbe olması ve yapının Celalettin Karatay Vakfiyesi'ne kayıtlı olmasından kaynaklanmaktadır. Ancak medresenin mimarı maalesef bilinmemektedir. Selçuklular döneminde hadis ve tefsir ilimlerinin okutulduğu bir eğitim kurumu olarak tasarlanan medrese, "Kapalı Medrese" tipinde, Sille taşından tek katlı olarak inşa edilmiştir. Osmanlı Devleti döneminde de kullanılmaya devam eden yapı, 19. yüzyılın sonlarında terk edilmiştir. Uzun yıllar kaderine bırakılan medrese, 1955 yılında müze olarak yeniden hayat bulmuştur.
Taş ve Çininin Dansı: Kapıdan Kubbeye
Medresenin en dikkat çekici özelliklerinden biri, doğu cephesinde yer alan ve gök ile beyaz mermerden yapılmış görkemli kapısıdır. Bu kapı, Selçuklu devri taş işçiliğinin şaheserlerinden biri olarak kabul edilir. Kapının yüzeyi, ince işçilikle yazı ve desenlerle süslenmiştir. Üzerinde medresenin yapımına dair kitabeler bulunurken, diğer bölümlerine seçme ayet ve hadisler kabartma olarak işlenmiştir. Kapıdan geçildiğinde, önceden kubbe ile örtülü olduğu bilinen, günümüzde ise üzeri açık bir avluya ulaşılır. Buradan da bir kapıyla medresenin ana salonuna girilir. Ana salonun üzeri, merkezinde bir fener bulunan ve mozaik çinilerle kaplı muhteşem bir kubbe ile örtülüdür. Kubbe kasnağında, duvarların üst kısımlarındaki bordürlerde ve hücre kapıları üzerindeki panolarda ayetler yazılıdır. Batı yönündeki beşik tonozlu eyvanın kemerinde ise besmele ve Ayet-el Kürsi dikkat çeker. Kubbeye geçişi sağlayan üçgenlerde ise Muhammed, İsa, Musa ve Davud peygamberlerin isimleri ile dört halifenin isimleri yer almaktadır.
Çini Eserler Müzesi: Kubadabad Sarayı Hazineleri
Karatay Medresesi, günümüzde Çini Eserler Müzesi olarak hizmet vermektedir. Müzede sergilenen eserler, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine aittir. Celaleddin Karatay Türbesi'nin bulunduğu hücrede ve güneydeki öğrenci hücrelerinde, Kubadabad Sarayı'ndan çıkarılan çiniler, alçı süslemeler, çini tabaklar, kandiller ve sırsız seramikler ziyaretçilere sunulmaktadır. Kubadabad Sarayı çinileri, haç, yarım haç, sekiz köşeli yıldız ve kare gibi geometrik formlarda olup, lüster ve sıraltı tekniğiyle üretilmiştir. Bu çiniler, I. Alaeddin Keykubat'ın emriyle yaptırılan saraydan gelmektedir. Sarayın yeri, İbrahim Hakkı Konyalı ve Osman Turan'ın Beyşehir civarında olabileceğine dair işaretleri üzerine, 1949 yılında dönemin Konya Müze Müdürü Zeki Oral tarafından bulunmuştur. 1952'de Zeki Oral'ın, 1965-1966'da Katharina Ottodorn'un ve 1967'de Mehmet Önder'in sondaj ve kazı çalışmalarının ardından uzun süre kaderine terk edilen Kubadabad, 1980 yılından itibaren Rüçhan Arık tarafından yeniden ele alınarak sistemli kazılara başlanmıştır.
Eyvan ve Kubbeli Salon: Geçmişe Yolculuk
Müzenin eyvan bölümünde, Selçuklu dönemine ait çini kalıntıları ile Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait seramikler sergilenmektedir. Kubbeli salonda ise Selçuklu dönemine ait cam tabaklar, çini parçaları, Beyşehir Eşrefoğlu Camii'ne ait tavan göbekleri ve Osmanlı dönemine ait seramikler yer almaktadır. Bu eserler, dönemin sanat anlayışını ve zanaatkârlığını gözler önüne sererken, ziyaretçilere adeta bir zaman yolculuğu yaşatmaktadır.
Ziyaret Bilgileri
Karatay Medresesi'ni ziyaret etmek isteyenler için medrese, pazartesi günleri hariç her gün 08.30-12.30 ve 13.30-17.30 saatleri arasında açıktır. Konya'nın merkezinde kolayca ulaşılabilir bir konumda bulunan bu eşsiz yapı, hem tarih meraklıları hem de sanatseverler için kaçırılmaması gereken bir duraktır.
Karatay Medresesi, Selçuklu'nun ihtişamını ve çini sanatındaki ustalığını günümüze taşıyan nadide bir mirastır. Konya'ya yolunuz düştüğünde, bu tarihi medreseyi gezerek geçmişin izlerini yakından görebilir, Anadolu'nun zengin kültürel dokusuna tanıklık edebilirsiniz.
Kaynak: tr.wikipedia.org
Görsel: HALUK COMERTEL, Wikimedia Commons, CC BY 3.0
THA - TürkAta Haber Ajansı