İçeriğe geç
  • Dolar 49,3681
  • Euro 55,2121
  • Sterlin 65,4596
  • Bitcoin 4.142.229 ▲ %0,87

Konya Rehber

Alâeddin Camii: Konya'nın En Büyük ve En Eski Ulu Camisi

Görsel: Christian Mathis / Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0

Alâeddin Tepesi'nde yükselen Alâeddin Camii, Anadolu Selçuklu'nun Konya'daki en büyük ve en eski camisidir. İki aşamalı yapımı, kümbetleri ve çini süslemeleriyle dikkat çeker.

Konya denince akla gelen ilk yapılardan biri, şehir merkezindeki Alâeddin Tepesi'nin üzerinde yükselen Alâeddin Camii'dir. Anadolu Selçuklu Devleti döneminde şehrin ulu camisi olarak inşa edilen bu yapı, hem Konya'nın en büyük hem de en eski camisi olma özelliğini taşır. Tarihi höyüğün kuzeyinde konumlanan cami, adını Selçuklu sultanı I. Alaeddin Keykubad'dan alır ve yapımı 1220 yılında tamamlanmıştır.

İki Aşamalı İnşa Süreci

Alâeddin Camii'nin yapım hikâyesi, iki farklı döneme yayılan uzun bir süreci kapsar. İlk aşama, I. Mesud döneminde başlamış; onun ölümünden sonra yerine geçen II. Kılıçarslan'ın cami avlusuna bir kümbet inşa etmesiyle son bulmuştur. Yaklaşık 26 yıl sonra I. İzzeddin Keykavus yapıyı genişletmeye girişmiş, ancak onun ölümüyle inşaat yarım kalmıştır. Eser, I. Alaeddin Keykubad'ın saltanatının ilk yıllarında tamamlanarak bugünkü görünümüne kavuşmuştur.

Bu iki aşamalı inşa süreci, caminin mimarisine de yansımıştır. Doğu-batı doğrultusunda uzanan dikdörtgen planlı yapıda üç farklı iç mekân düzenlemesi görülür. I. Mesud döneminde başlanıp II. Kılıçarslan zamanında tamamlanan bölüm, kubbe ile örtülüdür. Batı ve doğudaki kısımlar ise I. İzzeddin Keykavus döneminde başlamış, I. Alâeddin Keykubad döneminde bitirilmiştir. Bu bölümlerdeki düz toprak damı taşıyan tuğla kemerler, farklı dönemlere ait çeşitli sütun ve sütun başlıkları üzerine oturtulmuştur.

Mimari Detaylar ve Sanat Eserleri

Caminin kitabelerinden birinde, mimarının Dımaşklı Mehmed b. Havlan olduğu, mütevellisinin ise Atabeg Ayaz olduğu belirtilir. Yapının biri doğu cephesinde, diğerleri kuzey cephede olmak üzere dört kapısı bulunur; günümüzde doğu cephesindeki kapı kullanılmaktadır.

Alâeddin Camii'nin en değerli parçalarından biri, abanoz ağacından yapılmış minberidir. Usta kitabesinden 1155 yılında Ahlatlı usta Hacı Mengüm Berti tarafından yapıldığı anlaşılan bu minber, Türk sanatının çok önemli bir eseri olarak kabul edilir. Maksûre kubbesinde ve mihrapta kalan parçalar, caminin bir zamanlar çini süslemelere sahip olduğunu gösterir. Mihrapta kullanılan renkler, Anadolu Selçuklu çinilerinin karakteristik tonlarıdır: patlıcan moru, firuze ve siyah. Çini malzeme üzerinde usta olarak Kerimüddin Erdişah'ın adı yer alır. Caminin minaresi ise Osmanlı döneminde avluya eklenmiştir.

Selçuklu Sultanlarının Türbeleri

Caminin avlusunda, Selçuklu hanedanının mezarlarını barındıran iki kümbet bulunur. Bunlardan tamamlanmış olanı, II. Kılıçarslan'a aittir. İki katlı, ongen prizma gövdeli bu yapı, dönemin diğer mezar anıtlarından farklı ve özgün bir tasarıma sahiptir. Türbenin içinde günümüzde sekiz sanduka yer alır. Bunlardan birinin II. Kılıçarslan'a ait olduğu bilinir; diğer sandukalarda yatanların kim olduğu kesin olarak bilinmemekle birlikte, araştırmacı İ. Konyalı bu sandukaların II. Rükneddin Süleyman Şah, III. Kılıçarslan, I. Gıyaseddin Keyhüsrev, I. Alâeddin Keykubad, II. Gıyaseddin Keyhüsrev, IV. Kılıçarslan ve III. Gıyaseddin Keyhüsrev'e ait olabileceğini öne sürmüştür. Bazı iddialar, I. Kılıçarslan'ın oğlu Şehinşah ile III. Kılıçarslan, II. İzzeddin Keykavus ve III. Gıyaseddin Keyhüsrev'in de burada gömülü olabileceğini ekler.

Avludaki ikinci türbe ise yarım kalmış sekizgen planlı bir yapıdır. İçinde sanduka bulunmayan bu kümbetin, Selçuklu sultanlarından biri için yapıldığı kesindir; ancak kimin için inşa edildiği bilinmemektedir. Her iki türbe de kümbet tipinde, çokgen gövdeli ve üzeri külahla örtülü yapılardır.

Tarih Boyunca Alâeddin Camii

Alâeddin Camii, yüzyıllar boyunca çeşitli onarımlar ve değişiklikler geçirmiştir. II. Abdülhamid döneminde kapsamlı bir tamirattan geçen yapı, 1914-1918, 1920-1923 ve 1940-1945 savaş yıllarında askerî işlere tahsis edilerek kapatılmıştır. 1958'den itibaren duvarlarında tehlikeli çatlaklar belirmesi üzerine tekrar kapatılarak onarımına başlanmıştır.

Caminin bulunduğu Alâeddin Tepesi, 13 Kasım 1982'de Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu kararıyla Arkeolojik, Tarihi ve Doğal Sit Alanı olarak tescil edilmiştir. 2019 yılında ise Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın onayıyla Doğal Sit – Nitelikli Doğal Koruma Alanı olarak belirlenmiştir. Günümüzde hem yerli hem yabancı ziyaretçilerin uğrak noktası olan cami, Konya'nın Selçuklu mirasını en iyi yansıtan yapılarından biri olmaya devam etmektedir.

Alâeddin Camii, sadece bir ibadethane değil, aynı zamanda Anadolu Selçuklu sanatının, mimarisinin ve hanedan tarihinin izlerini taşıyan açık bir müze gibidir. Konya'ya yolunuz düştüğünde, bu kadim yapıyı ve avlusundaki türbeleri ziyaret ederek Selçuklu'nun görkemli geçmişine tanıklık edebilirsiniz.

Kaynak: tr.wikipedia.org, tr.wikipedia.org
Görsel: Christian Mathis, Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0

THA - TürkAta Haber Ajansı

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…